Turkish Archives of Otorhinolaryngology
Case Report

Endoscopic Endonasal Resection of Sinonasal and Nasopharyngeal Pleomorphic Adenomas: A Case Series

1.

Division of Otorhinolaryngology, Department of Surgical Specialties, ASST Sette Laghi, Ospedale di Circolo e Fondazione Macchi, Varese, Italy

2.

Division of Otorhinolaryngology, Department of Biotechnology and Life Sciences, University of Insubria-Varese, ASST Sette Laghi, Ospedale di Circolo e Fondazione Macchi, Varese, Italy

3.

Department of Biotechnology and Life Sciences, Head and Neck Surgery & Forensic Dissection Research Center (HNS&FDRc), University of Insubria, Varese, Italy

4.

Division of Otolaryngology and Head and Neck Surgery, European Institute of Oncology IRCCS, Milan, Italy

5.

Division of Pathology, Department of Medicine and Surgery, University of Insubria, ASST Sette Laghi, Ospedale di Circolo e Fondazione Macchi, Varese, Italy

Turk Arch Otorhinolaryngol 2020; 58: 186-192
DOI: 10.5152/tao.2020.5382
Read: 66 Downloads: 48 Published: 13 October 2020

The aim of this study is to describe the clinicopathological characteristics of intranasal pleomorphic adenomas (PAs), as well as the role and outcomes of endoscopic endonasal resection. A retrospective review of the clinical data from patients with PA of the nasal cavity who were treated by the authors at three tertiary medical centers between June 1998 and December 2019. A total of five patients with PA were found. Three patients were male, two were female and their mean age was 62.2 years. All cases were resected “en bloc” with endoscopic endonasal approach. No evidence of disease was observed during a mean follow-up of 10.6 years. No case presented with malignant transformation into carcinoma ex-PA. PA of the sinonasal tract and the nasopharynx is difficult to diagnose due to nonspecific clinical and radiological findings. Endoscopic endonasal approaches can be considered the gold standard in the treatment of these tumors and provide excellent visual control of the surgical field and clear margins.

 


 

Çalışmanın amacı, intranazal pleomorfik adenomların klinikopatolojik özelliklerini ve ayrıca endoskopik endonazal rezeksiyonun rolü ve sonuçlarını tanımlamaktır. Haziran 1998 ile Aralık 2019 tarihleri aralığında üç farklı üçüncü basamak sağlık kuruluşunda nazal kavite yerleşimli pleomorfik adenomu (PA) için çalışmanın yazarları tarafından tedavi edilen hastaların klinik verileri geriye dönük olarak incelendi. Toplamda, üçü erkek, ikisi kadın olmak üzere PA’sı olan beş hasta bulundu. Hastaların yaş ortalaması 62,2 yıldı. Hastaların tümüne endoskopik endonazal yaklaşımla en blok rezeksiyon uygulandı. Ortalama 10,6 yıl olan izlem süresinde herhangi bir hastalık kanıtı gözlemlenmedi. Hastalardan hiçbirinde PA kaynaklı malign karsinom dönüşümü görülmedi. Spesifik olmayan klinik ve radyolojik bulgular nedeniyle sinonazal yol ve nazofarinks yerleşimli PA’ların tanınması zordur. Endoskopik endonazal cerrahiler mükemmel görüş ve cerrahi saha sağlayarak günümüzde bu tümörlerin tedavisinde  altın standart yaklaşımlardır.

Cite this article as: Karligkiotis A, Bozkurt G, Pietrobon G, Battaglia P, Turri-Zanoni M, Chu F, et al. Endoscopic Endonasal Resection of Sinonasal and Nasopharyngeal Pleomorphic Adenomas: A Case Series. Turk Arch Otorhinolaryngol 2020; 58(3): 186-92.

Files
ISSN2667-7466 EISSN 2667-7474